9 Ocak 2011 Pazar

NOKTA...

Suretini gördüm hayâsızdı yine
Adabından bir şey kalmamışçasına bakıyordu öyle
Her gece tükürdüm arsız gölgene
Kan döktü gönlüm çetrefilli dilinde…

Zuhur eden asalet nerelere gitmişti?
Samimiyetin kanlı kabzası hangi ananeye denkti…
Sevmek ne demek? Sevilmek ne demek, hiç mi bilmedi?
Yangının odununa benzer bir histi…

Aptallık bulaştı senle olalı
İyi niyet sarmıştı hâlbuki yalanda yol alalı…
Garipliğin hazanında ben tek kalalı,
Öptüğüm etekte sadece hezeyan kaldı…

Başını vursan da bin taşa ahımsın
Vicdanıma çelme, gönül yüzümde yarasın…
Titreyen elimde son yazı, son kelamsın,
Adabın gecesinde demlenen sükunetin utansın..

Suların temizlemez o kötü sözü
Hakkın hakkullahında reva bulmaz, gülmez bu yüzün
Rahatsan uyu örtsünler üstün(!)
Toprak bile paklamaz öylesine büyüktür “özrün”…

Bana ne gerek ki nükteli sözler,
Olmayana verilmiş belli ki o süslü değer
Tahtadan kapılara vurulmuş zincire benzer…
Sürgünün son süngüsü…
Fire vermiş bu gönlümde… Geçmiş bahar… Hasadı neyler…


Nazarımda naçizane olanlara atfola… (nispeten değersiz olmuşlara meyilli bir şiir)



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Biliyorsun değil mi, ne diyeceğini ne kadar merak ettiğimi? =)