14 Şubat 2017 Salı

Bir Bakıştan Geriye Kalan


Sonbaharın sonunu getirirken
şa yüz tutarken giysiler
Veda vaktine yaklaştıkça
Ve üzüldükçe geri de kalan bakışa
Okuduğunu sanırken zihnini
Kendinle çelişirken
Günler sayılıysa eğer
Sözsüz elvedalar uçuşurken bir koridorda
Son kez elini uzatmışken
Bir bakış kalır hatıra niyetine
Al sakla bunu der gibi
Dakikanın yarıda biri
Zaman yokken onca zamanın içinde
Saklamak yine de bir tebessümü
Tek bir cümleyi kıymetlendirmek
Bir muhabbeti öylesine özlemek…
Evvel zaman içinden çıkıp gelmiş gibi
Neye benzediğini dillendiremediğin
Zamandan öte bir hal ile hem-hal oluvermek

şta bitti iyi mi?
Toplanan onca yazlık eşyaya rağmen
Şimdi tekrar baharın ümit veren halleri
Mazinin birkaç tatlı hatırası
Ve belki baharda  birkaç senli zaman
Aslında en başından tam olan hikaye(ler)
Bir güvercin avlusu tek kare tek bir his ile çekilmiş
Mütebessim bir yokuş
Demli bir çay
Yine kediler sarmış her yanı
Cebimde susturduğum muhabbet
Karşıdan selam veren çatılar…
Martılar yok bu balkonda
Bir koku var
Sadece tek bir koku var…
Tarihi içine katmazsan ve sardunyaları saymazsan
Orda öylece bekleşen maziden bir koku var…

***
~S’özde Yazar~

19 Ocak 2017 Perşembe

SALINCAK

Yeniden doğar mıyım?
Bahçesi büyük evlerin,
Ağaçları gökyüzüne karışan, birazda ıssız ve kimsesizlik kokan,
Bir küçük zemin kat pencereli,
İçinde minik fareleri olan,
Gökyüzüne uzanan ağaçlarının,
Dallarında eğreti salıncak olan,
Tek katlı bez parçasıyla bağlanmış,
İçinde umuda doğru yükselen,
Kalbi her yükselişte hızla çarpan,
Özgürlük dedikleri şeyi salıncakların hızında arayan,
Aradığını tamda bulamadan ipi kopan,
Küçük pencereli bir evin içine sıkışan
Pencereden geçip giden birkaç adım
Kaldırıma uzanan çocukluğum
Somya altındaki bakır kokusu…

~S'özde Yazar~

3 Kasım 2016 Perşembe

Sebepsiz...

Işıksız kapılarda kaldım
Çalamıyorumda gönlümce
Öyle biri var ki
Eski, sürgüsü bozuk bir kapının öte tarafı
Anahtar deliği büsbütün boşluk

Eğilip  baksam görür müyüm
Ona dair ne varsa işte
Belki bir yatak
Bir battaniye
Dünden kalma bir kaç şiir
Biraz özlem
Kirli bir gömlek
Biraz rutubet...

Kimseye görünmeden gitmek gerek
Yapamıyorum...
Hem kaçıp hem de kalmak öylece
Kıvranıyorum...

Sevmek deli cesareti
Bir o kadar da ötede
Elimi uzatsam yakalarmışcasına
Sebepler silsilesi
Ansızın gelenler
İz bırakıp gidenler...

Zamanın sahibi  var
Kadere hükmeden
Gönülü gönüle sevdirenin bir bildiği var

Yollar uzuyor
Uykusuz geceler...

~S'özde Yazar~

22 Ekim 2016 Cumartesi

Diyemiyorum

Mevsimler hiç karışmazdı bu kadar.
Yollar uzamazdı varlığında...
Sonunda senin olmadığın her yer çocuksuz sokaklara çıkıyor.
Neşesi kaçmış asfaltlarda yürüyorum.
Yürüdükçe uzayan mesafeler var.
Keyfim kaçıyor...

Havada güneş var içimde kaygı.
Bir renksiz giysiye takılıyor gözüm.
Sözüm ve tüm kurduğum cümleler sadece kendime.
Yarısından çoğunu beğenmiyorum.
Kalanları da kimseye anlatmıyorum.
İçimde susanlar ise konuşanlardan daha beter...

Elimde avucumda ne kadar cümlem varsa serdim önüne demek istiyorum.
Diyemiyorum...
Biriktirdiğim  tüm cümleler eriyor varlığında.
Alıp da sana gelemiyorum...
Al bu senin diyemiyorum...

10 Ekim 2016 Pazartesi

Çıkmaz...

Ne yazsam önce üstünü çizecek
Sonra kıyamayıp cümle içine katacaktım
Hem ifade edebilmek için can atacak
Hem de sen bilme diye saklamaya çalışacaktım

Hesabı yoktu tabiki hislerin
Ama kaygılıydı duygular
Bir o kadar da beklentisiz...

Bir demli çayın dibinde kalakalcaktım...

Adını  soracaktın  cevaplayamadığım
Sonra neden ben diyecektin...
Hesaplar karışacaktı.

Tarifini yapamadığım şeyler arasına katacaktım seni de.
Başka bir sebepsizlik  seni hatırlatana  dek
Orada kalacaktın...

Bana beni sevme diyorsun yok böyle birşey

~S'özde Yazar~

29 Ağustos 2016 Pazartesi

ADINI SEN KOY

Bir güzel duygu düşse gönlüme yazsam şuraya
O kadın, desem; saçları gece kadar karanlık, sözü nefesi kadar aydınlık
Ah o alnındaki açıklık, yüzündeki parlaklık
Gözündeki sevinç, dilindeki tatlılık...


Bir duygu düşse gönlüme yayılsa hücrelerime dalga dalga
Kuşatsa beni büsbütün, oynasa benimle
Zihnimden geçenleri anlatsa, dizlerimin bağından haberdar olsa...

Bir söz söylese duygularımdan daha üstün.
Baksa bana uzun uzun, anladım dese tek bir hareketiyle.
Sevse beni o tarifsiz duygular içinde
Adını sen koy dese de bulamasam tarif edecek tek bir cümle

Ah o duygu yok işte
Bakan yok gören yok duyan yok
Hele seven hiç yok
Siyah saçlı kadınım, bir duygu düşse gönlüme adını sen koyacağım

~S'özde Yazar~

1 Aralık 2013 Pazar

Saklambac

Bir ağaca doğru yumdum gözlerimi.
Acı bir söğüt kokusu alıyorum.
Saymaya devam ediyorum yirmi sekiz yirmi dokuz önüm arkam sağım solum sobe saklanmayan ebe…

Saklanmadın…
Ya hiç saklanmadın ya da hep bildiğim yerlere saklandın.
Ya ben seni iyi tanıyordum ya da sen beni yormak istemiyordun
Velhasıl bir oyunun tek ebesi oluşumun sebebisin sen
Kaçarken aslında yakınlaşmak nasıl olur senden öğrendim ben.
Bir gün geldi kaybettim seni
Oysa hep aynı yere saklanacağından o kadar emindim ki

Ne zaman orda olmayacağını kabullenmeye kalksam duvarlara dönüyorum yüzümü
Kulağıma fısılda diye bekliyorum rakamları
Arama başka yerler ne olursun
O kadar alıştım ki bıraktığım yerde bulmaya
Gitme ne olursun
Ellerimi yüzüme son kez kapatıyorum
Son rakamı söylüyorum
Seni çok özlüyorum...

Dinlenesi
Amak-ı Hayal