29 Ağustos 2016 Pazartesi

ADINI SEN KOY

Bir güzel duygu düşse gönlüme yazsam şuraya
O kadın, desem; saçları gece kadar karanlık, sözü nefesi kadar aydınlık
Ah o alnındaki açıklık, yüzündeki parlaklık
Gözündeki sevinç, dilindeki tatlılık...


Bir duygu düşse gönlüme yayılsa hücrelerime dalga dalga
Kuşatsa beni büsbütün, oynasa benimle
Zihnimden geçenleri anlatsa, dizlerimin bağından haberdar olsa...

Bir söz söylese duygularımdan daha üstün.
Baksa bana uzun uzun, anladım dese tek bir hareketiyle.
Sevse beni o tarifsiz duygular içinde
Adını sen koy dese de bulamasam tarif edecek tek bir cümle

Ah o duygu yok işte
Bakan yok gören yok duyan yok
Hele seven hiç yok
Siyah saçlı kadınım, bir duygu düşse gönlüme adını sen koyacağım

~S'özde Yazar~

1 Aralık 2013 Pazar

Saklambac

Bir ağaca doğru yumdum gözlerimi.
Acı bir söğüt kokusu alıyorum.
Saymaya devam ediyorum yirmi sekiz yirmi dokuz önüm arkam sağım solum sobe saklanmayan ebe…

Saklanmadın…
Ya hiç saklanmadın ya da hep bildiğim yerlere saklandın.
Ya ben seni iyi tanıyordum ya da sen beni yormak istemiyordun
Velhasıl bir oyunun tek ebesi oluşumun sebebisin sen
Kaçarken aslında yakınlaşmak nasıl olur senden öğrendim ben.
Bir gün geldi kaybettim seni
Oysa hep aynı yere saklanacağından o kadar emindim ki

Ne zaman orda olmayacağını kabullenmeye kalksam duvarlara dönüyorum yüzümü
Kulağıma fısılda diye bekliyorum rakamları
Arama başka yerler ne olursun
O kadar alıştım ki bıraktığım yerde bulmaya
Gitme ne olursun
Ellerimi yüzüme son kez kapatıyorum
Son rakamı söylüyorum
Seni çok özlüyorum...

Dinlenesi
Amak-ı Hayal

15 Mayıs 2013 Çarşamba

Yaşamadan Ölmeyecek


Bazı kapılar yine aynı odalara çıkıyor.
Durduramıyorum zamanı, kaderi, tahmin edebildiğim ama geri adım atamadığım her şeyi. 
Aynı sonlara yaklaştırıyor hep kader.
Sil baştan yaptırıyor her seferinde.
Hikâyenin sonunda sevilen adam ölüyor.
Yine toprak kokuyor her yer.
Yine dualar yükseliyor göklere.
Yeşil örtülerle bezenen aynı manzaralara şahit oluyor seven.

Sevilen yine oyunu gitmekten yana kullanıyor.
Adil davranmıyor.
Ki biliyor herkes veda ettiğinde başlayacak sorgu sual.
Bütün tembihlere rağmen yanlış cevap vereceksin.
Çünkü hiç doğrularla yaşamayı ve de o doğruların içinde kalmayı tercih etmedin.
Bir karanfil bırakacaklar toprak kokusunun tazeliğinde.
Ve bir teslimiyetle sulayacaklar elvedayı.
Ki elin kolun yetmeyecek sırtını dönenlere.
Sesin ulaşmayacak…

Yaşattığın çıkmaz sokakları yaşayarak öleceksin ölmeden önce.
Sesini duymayanlar olacak.
Gördüğün halde görülmediğin zamanlar yaşanacak.
Öyle eminim ki; insan yaşattığını ölmeden önce muhakkak yaşayacak…


Amak-ı Hayal

3 Mayıs 2013 Cuma

Sen Sevmekten Yana Ol


Yapma!
Kırmadan geldin kırmadan git bir kez olsun.
Sen yapmadın o gönlü, ol deyip sen diriltmeyeceksin bu vücudu.
Verdiğinden daha fazlasını sömürmek olmasın arzun.
Merhamet için gel, en çok seven olmak için gel.
Muhabbetinle başka bir cana can katmak için gel.

Ömrü nefessiz yaşar gibi hissettirme bi çare!
Abı hayat olmak için gel.
Ellerimi ellerinin arasına sıkıştırıp huzur vermek için gel.

Yapma!
Beni önce sevip sonra kendini sevdirip sonra yok etmek için geliyorsan şayet
Yapma!
Öyle kırgın ki bu gönül…
İyi niyetiyle sevgisi arası koskoca bir kurak yol.
Cana değmek için değil canı yakmak için sakın yaklaşma.
Ya bir vuslatın başlangıcı ol ya da teğet geç bu ömrü hayattan.

Ya gel ışığım, sevincim, aşkım, aşığım ol
Ya da tutunamayanlar listesinin son ismi ol(!)
Her ne niyetle vardıysan yanıma, ne olursun benden yana, sevgiden yana ol.


Amak-ı Hayal

11 Nisan 2013 Perşembe

Kül Rengidir Aşk


Şiir gibi naif hisler içinde öldürmedim tabiî ki de onu
Biraz toprak soludum hafif yağmur eşliğinde
Birkaç damla gözyaşı döktüm boynumu yere eğe eğe
O kadar da duygusuz değildim yani
Bi mahalle kalabalığının oluşturduğu halkaya ruhumu sıkıştırdım ben
Fısıltılar duydum yeren, bilmeden nezdinde idama mahkûm eden

Elimde sımsıcak kanın kaldı
Sevgiliyi ilk gördüğüm, ilk öptüğüm, ilk dokunduğum, ilk elini tuttuğum an gibi…
Hemen öldürmedim ki ben onu
Konuştum önce uzun uzun
Sen beni hiç mi sevmedin diye önce sordum.
Sonra duydum, sonra öğrendim…
Önce bittim, sonra bitirdim…

Meğer sevmek yokmuş sevgili
Asfaltların gri yüzünden öyle ilham aldım
Mevsimin daha yeşermemiş yapraklarından
Yaklaştıkça üşüten deniz havasından…
Ayağımdaki kendinden vazgeçmişçesine sürüklenen bağcıklarımdan
Anladım ki sevmek yokmuş sevgili

Olmamış ki hiç
Hiç olmamışa olmuş gibi mi davrandık yani
Rüya içinde rüya görmek gibi karışık
Uyandığında hiçbirini hatırlamadığın gibi anlamsız

Dedim ya ne şiir gibi ne de şair gibi öldürmedim ben seni
Kaskatı(!) bir kalple yürüdüm üstüne
Son sözünü bilerek gömdüm seni
Elimden oldu ölümün
Sözlerinden daha noktaya varamadan ılık ılık düştün yüreğimden
Ağır sancılar çekmeden tek nefeste tükettim, tükendin
Ve bil ki asla düşüşünün ardından acaba yaşıyor mu deyip geri dönmedim.
Son duamı son cümlenden sonra bitirip amin dedim.

İkimiz adına da iki âlem içinde huzur diledim…

Amak-ı Hayal

14 Mart 2013 Perşembe

Ben Sadece Sevilmek İstedim

Ben sadece sevilmek istedim.
Cüsseme bakmadan ne kadar ettiğimi düşünmeden
Kırılgan bir çocuk hassasiyetinde...

Ben sadece sevilmek istedim
Kulaklarımı korkudan kapatacak kadar bağıran bir adam
Ve sonrasında burnu sızlaya sızlaya ağlayan bir kadın olmadan.

Elimden babam gibi sahiplenerek tut istedim
Annem gibi üstünü başını kontrol edip
Hasta olduğunda otorite kurmak istedim

Ben sevilmek istedim
Ama sanki daha çoğunu da hep senden bekledim
Beklediğim tek çıkar ilişkisiydi bu
Aldığımdan hep fazlası için şirinlik gösterdiğim...

Ben sadece sevilmek istedim...

Dinlenesi

Amak-ı Hayal

22 Şubat 2013 Cuma

...

Teklik hissi... 
Bir varlığı beslerken hafızanda.

Yokluğun yüzü...
Olmayan huzurun varmışcasına yaşanan kandırmacasında...

Ne kalırsın var olur.
Ne bitirirsin yok olur..

Dilemma...