5 Ekim 2011 Çarşamba

Hangisi 'En' Kötü Bilemedim...

Hangisi kötü artık bilemiyorum...
Birden fazla kötü oluyor böyle durumlarda ve herbiri ayrı kötülüklere doğru çekiştiriyor seni..
Hangisine üzüleceğini bilememezlik içerisinde kaybediyorsun O'nu...
Her tarafından aynı anda vurulmuşcasına şaşkın ve acılı bakıyorsun etrafına...
Herşey anlamını yitiriyor ve herşey birden bire anlamlı olmaya başlıyor...
Yürüdüğün kaldırımlar bile...

Her seferinde daha çok kötü denecek his oluşuyor...
Her kötü his bir diğerini daha çok tetikliyor...
İçinden dökülenlerle, dışından da parça parça olarak azalıyorsun etrafta.
Sen azaldıkça içinde çoğalan bir duyguyla başka bir dipsizliğe adım atıyorsun.
Gölgeler biriktiriyorsun içindeki rüzgarlı sahralarda.
Ve her geçmişe yüzü dönmüş hayallere cılız bir ot gibi bakakalıyorsun...
Dirayetsiz, ayakta ama son kozunu güçlüce oynayan yalancı bir ot gibi..

Renksiz...




Kalabalığın renksizliğinde ıssız bir sevgi yükü taşıyorum...
Taşımaktan oldukça memnunum ama soğuk...
İçimi alev alev yakan ağırlığın adı şimdi sadece soğuk bir yük...
Tüm damarlarıma işlediğini ve artık hissedemediğimi farkediyorum.
Ben adım attıkça o gerilerde kalıyor...
Ben soldukça o rengini çekip üstümden alıp başını gidiyor...
Etraf dönüyor,yollar birbirine karışıyor...
Sanırım içimdeki 'sen de' benden uzaklaşanlarla birlikte alıp başını gidiyorsun...