13 Mayıs 2012 Pazar

Kendini Tekmeliyorsun Olabildiğince

Hüzünlere sarıyorsun kendini.
Anlayışsızdır hüzünler.
Acımıyorsun kendine.
Ne zaman öfkelensen sebebine değil hayata sinirleniyorsun.
Kendini tekmeliyorsun olabildiğince…

En büyük acımasızlığı acıdığın insanların haksızlığıyla yapıyorsun kendine.
Biliyorsun…
O yüzden kendi tekmelerinin acısıyla kan tükürüyorsun.
Renklerin önemi yok,
Senden gidenlerinde…



Amak-ı Hayal

1 Mayıs 2012 Salı

Biliyor musun?


Yalnızım biliyor musun?
Hem de ölesiye bir yalnızlık
Tenime kefen değmiş gibi ürperti içindeyim
Kocaman boşluklardan flu bir derinliğe atlar gibiyim
Atlamak olmadı daha çok kendimi bırakmış bir hal içindeyim

Anlar mısın bilmiyorum
Bazen her şeyden arınırsın
Son gününmüşçesine bir hafiflik sarar bedenini
Her ne kadar hafiflesen de bırakmaz burukluk içini
Ne kadar ağlarsan o kadar arınamazsın
Her bir yanından sevimsiz kabuklar kalkar
Hiçbirini kapatamazsın.

İşte öyle bir yalnızlığın karnı aç çocuğuyum ben
Derdini anlatmakta zorlanan
Tek başına yalnızlığının altından kalkamayan
Tercihsiz yalnızlıklar içindeyim.
Bir yanı varken bir yanı yok olan.
Tarifsiz bir düşüş içindeyim.


Amak-ı Hayal