18 Şubat 2011 Cuma

Bu şiirin fotoğrafı yok!

Şimdi sana dönmek var sevgili..
Ama artık gücüm yok yalanları arkama alıp yola çıkmaya..
Yalandan kurduğum mutluluklarıma gerçeklerin esip savurmasına,
En sağır halinde bağırmaya,
Sana laf anlatmaya gücüm yok..
Yeniden sana kanmaya ,
Aklımı kalbime satmaya,
İhanetine seyirci kalmaya sabrım yok ..
Mavallarla yıkıp giderken kalbimdeki cumhuriyeti,
Issız bırakırken bu şehri ve ben tek başıma ağlarken,
Bunca zaman sonra bana söyleyebilecek en ufak bi özrün yok ..
Asılı bıraktığın soru işaretlerinin ardında kaybettirirken izini,
Ben bitirmeye çalışırken bende ki seni,
Dudaklarına vurduğun kilitleri şimdi açmaya niyetim yok..


Şimdi sana dönmek var sevgili..
Kalbimin en yerinde neşter gibisin
Adın geçtikçe hareket ediyor yaralıyorsun en saglam yerlerimi..
Nasılsa kanatıyorsun bilmeden ..
İzin kalıyor gectigin her hücremde.
Gidisinle açtığın yaraları dönüşün kapatmaya yetmiyor.
Anladım..
Artık sen bile merhem olamıyorsun artık açtıgın yaralarıma..


Simdi sana dönmek var sevgili..
Aklımın en hatırlanası yerindesin aslında..
Herşey seni anımsatıyor istemeden,
Herşeyin adı sen sanki.
Ben..
Ben gözbebeklerinde kendimi görmeyi özledim sevgilim..
Merak ettim hiç geldim mi aklına geceleri ?
Göz kapaklarının ardında gizli miydi suretim ?
İçin rahat uyudun mu benim yastığım ıslakken ?
Sen hiç , kendini bi hiç olarak gördün mü bensizken ?
Çaresiz kaldın mı benim kadar?
Sevmeden sevildin mi?
Sığındın mı bi insana tereddütsüz, inanabildin mi?
Sen hiç tanımadan çıktığın bi yolda, en ıssız sokağında tek bırakıldın mı?
Bulanık sularda duru bi yüz aradın mı ?

             (...)
Şimdi sana dönmek var sevgili
Ama onca yitirilenin ardından,
Parçaları kaybolmuş bi puzzle'ı tamamlamak kadar zor artık bir araya gelmemiz. .
Gidişinin ardında öyle bi yorgunluk bıraktın ki yıllarca uyusam geçmeyecek bilirm.
Bilirim sensiz doğacak güneşler ..
Sessiz batacak. Sensiz bitecek günler ve  ben yokluğuna sığınacağım bu kez.

O bırakmayacak beni.. Senin gibi.

Şimdi sana dönmek var sevgili..
Ama  siyahlığına alışmışken karanlık gecelerimin,
Şimdi güneşim olmana hazır değilim.
Gecesi erken gelen gündüzlere razı değilim..
Kırıklarla yaşamaya alışmışken
Tekrar tuzla buz olmaya takatli değilim..



Şimdi sana dönmek var sevgili..
Ama üzgünüm..
Çünkü sana dönmek demek ,
Kendime ihanet etmek demek bilirim..

15 Şubat 2011 Salı

Yaktım...

Bir kibrit çaktım,
Dumanı,
Alevi,
kömürü,
ve odunu sen olan...

Bir düş yaktım
hırsızı,
yazgısı sen olan.
Ve bedeli sensizlik yaşatan...

Senli kelimelerin üstüne attım alevi.
Seviyorumun senli tarafını dumana boğan...

Gittikçe büyümek yerine ,geriye söndükçe kömür bırakan.
Sadece bir alevle başlayan ve yok olan...





13 Şubat 2011 Pazar

Bekleyiş

 
Kuru bir çalı gibiydin ümidimin toprağında.
Her gün eşiklerde, rüzgâr sesiyle beklediğim,
Bana Şu gün deseydin /diyebilseydin,
En sevdiğin çorbayı yapardım sana,
En sevdiğin esvabı giyerdim.
Kapılarda karşılardım.
 
Sabah erken kalkar, bayram temizliği yapardım.
Geçen araba seslerinin hangisi kapımda duracak diye kulak kesilirdim.
Belki minderde uyuyakalırdım, aklımda senli düşlerimle…
Ve gelirdin bir vakit,sarıldığımı hayal ettiğimde…
 
Tutamam ben kendimi bilirsin değil mi?
Gelsen de sıcaklığınla ağlatsan beni.
Son defa.
Belirsizliğe inat.
İçimde kuru çalıya dönen ümitlere inat…


11 Şubat 2011 Cuma

Sevgili!

Masumsun Sevgili!
Bütün yaşıtların kadar(!)
Hepte öyle kalacaksın maalesef.
Seni, suçlarınla göremeyecek kadar taraflı biriyim ben.

Adaletli değilim…
Olamam da zaten…


Bütün korkularını bilirim ben senin.
Gök gürlemesinden korkarsın mesela,
Karanlıkları sevmezsin.


Çocukluğunu bilirim ben senin.
Hala bazanda sakladığın ufak arabalarını,
Gemilerini, barbie bebeğini, uçağını...
Yemekten nefret ettiğin mantarı.

Kırgınlıklarını bilirim ben senin
Yorganın içine saklanıp,
Hiçbir şey olmamış gibi, sakinleştiğinde çıktığın…

Kalbimin üstünde sessizce uyuyup,
Uyanana kadar kıpırdamama müsaade etmediğin…



Sen gelmezden evvel hiç kimseyi bu kadar bilmedim.
Ben bir erkeği hiç bu kadar masum görmedim.

Şimdi bir annenin evladı gibisin bağrımda.

Nasıl atabilirim ki seni sokağa…

Elimde büyüyen sevgili!
Şimdi bildin mi adaletsizliğimin sebebini…
Amak-ı Hayal

7 Şubat 2011 Pazartesi

Sevgililer Günü

Kimse 14 Şubatta ne yapacağımı sormasın!Sevgiliyle aynı isimde bir mezar bulup başında şiir yazacağım...
Bulgur renkli toprak kokusunu içime çekip
Her zamanki gibisin diyeceğim
Bu sefer benim dilimden konuşacak cümleler.
Kısa ve aynı boyutta ...
Yazdıklarımı toprağına gömüp öyle gideceğim.
Ben eşeledikçe tuhaf tuhaf bakacak.
Silkeleyip beyaz kağıttan tüm cümleleri mezara,
Belki  de sadece getirdiğim kağıtla geri dönerim.

5 Şubat 2011 Cumartesi

Sevgili!





Ey uzaklaştıkça gönlüme yaklaşan sevgili.
Bir ah desem duyar mısın feryad-ı kalbimi?


Ben ıraklarda suskun bir Meslevi.

Sen ise kalbimin aşk-ı kıyameti.