21 Ağustos 2023 Pazartesi

Müjgân Müjgân Üstüne

Süzme çeşmin gelmesin müjgân müjgân üstüne

Urma zahm-ı sîneme peykân peykân üstüne

Rîze-i elmâs eker her açtığı zahma o şûh

Lûtfu var olsun eder ihsân ihsân üstüne

Dilde gam var şimdilik lûtfeyle gelme ey sürûr

Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne

Yârdan mehcûr iken düşdük diyâr-ı gurbete

Dehr gösterdi yine hicrân hicrân üstüne

Hem mey içmez hem güzel sevmez demişler hakkına

Eylemişler Râsih’e bühtân bühtân üstüne...



Rasih.


Gözünü süzme, kirpiklerin üst üste gelmesin ki, bağrımın ok üstüne ok vurmuş olmayasın.

O cana yakın, çapkın güzel her açtığı yaraya elmas kırıntısı, tozu eker; ihsan üstüne ihsan ettiği için lûtfu var olsun!

Ey sevinç! Şimdilik gönülde gam var, sen lûtfet de gelme; misafir üstüne misafir olamaz.


Sevgiliden ayrı kalmışken bir de gurbet diyarına düştük; felek bize gene hicran üstüne hicran gösterdi.


Rasih için: "Hem şarap içmez, hem de güzel sevmez” demişler; hakkında iftira üstüne iftira etmişler.

4 Aralık 2022 Pazar

Sevincim Benim









Ne vakit özleyip

Ne vakit susuyor cümleler

Herşeye sen karışmış.

Vaktin ötesine geçen her ne varsa

Orda bir yerlerde el değmemiş

Hiç kötülük karışmamış

Ve üstüne söz söylenmemiş

Avuç içine saklanmış

Kuytu köşe olmuş yanlarım

Sevincim...

Günü aydınlatan sevincim benim...


#birfotoğrafbiryazı

 

16 Kasım 2022 Çarşamba

Gelirim Sana


Sana gelmeyen ne kadar yol varsa

Birleştirsek bir küçük eve çıksa

Huzur içinde, kuş cıvıltılarına açılsa pencereler

Yolları yeşil, odaları sakinliğe dursa.

Bir yastık dahi istemese başın

Ve bir örtü bile gerekmese güzel uykulara

Sessizliği dinlesek gün doğumunda

Kuşlar haber verse yeni günün gün ışığından

Bir ağacın yeni filiz vermiş dalı harelense evin duvarlarında

Turuncuya boyansa vakit

Yüzüne değse sabah

Ve içine işlese mutluluk

Açmadan gözlerini

Sevsen bir vakti ait olarak

Seninmişcesine...


Kapalı gözlerinden, avuç içlerinden

Ve sessizliğinden şiirler yazsam

Tadına baktığımız bir güneş gölgesi anlatsa seni bana

Saçlarından, kirpiklerinden dökülen zamanı toplasam.

Duracağıma söz verip bozsam tüm sessizlikleri 

Bir fısıltının içinden, sana dair söylenmiş kelimeleri seçsen bir bir


Her yol sana çıksa..

Uzunluğu fark etmez

Mutluluğun uykusunda görmek için seni bir parça.

Tüm cümleleri birbirine kavuşturup 

Gelirim sana... 


#khooneyema. 🎵🎵

#marjanfarsad

15 Temmuz 2017 Cumartesi

BİLİYORSUN...

Arnavut kaldırımlarda taşlara takılıyor ayaklarım 
Sana doğru geleyim derken yol bitiyor 
Ufuk çizgim… 
Seni görmeden sona eriyor… 

Bir söz senden daha çıkmadan 
Diline değmeden 
Elime, gözüme, yüreğime değiyor. 
Nasıl oluyor biliyor musun? 
Sonu biz olmaya kadar varıyor 
Sonrası yersiz bir cümle gibi boğaza diziliyor. 
Çırpınmaktan başka bir şey değil bu biliyorum. 
Anlatamadıkça sıkışan göğüs kafesim 
Ve son cümlemi söylermişçesine, 
Dertli bir telaşem var. 
Ama zaten bunu biliyorsun… 
Sen bana dair, 
Anlatamadığım her ne varsa, 
Her ne yaşıyorsam işte, 
Hepsini biliyorsun… 

Ruhu iç içe muhabbetler sarıyor bedenimi 
Isıtıyor, 
Eritiyor, 
Eziyet ediyor… 
Sözsüz cümlelerin var 
Beni benden alıyor…

~S'özde Yazar~

şarkılarla...

14 Şubat 2017 Salı

Bir Bakıştan Geriye Kalan


Sonbaharın sonunu getirirken
şa yüz tutarken giysiler
Veda vaktine yaklaştıkça
Ve üzüldükçe geri de kalan bakışa
Okuduğunu sanırken zihnini
Kendinle çelişirken
Günler sayılıysa eğer
Sözsüz elvedalar uçuşurken bir koridorda
Son kez elini uzatmışken
Bir bakış kalır hatıra niyetine
Al sakla bunu der gibi
Dakikanın yarıda biri
Zaman yokken onca zamanın içinde
Saklamak yine de bir tebessümü
Tek bir cümleyi kıymetlendirmek
Bir muhabbeti öylesine özlemek…
Evvel zaman içinden çıkıp gelmiş gibi
Neye benzediğini dillendiremediğin
Zamandan öte bir hal ile hem-hal oluvermek

şta bitti iyi mi?
Toplanan onca yazlık eşyaya rağmen
Şimdi tekrar baharın ümit veren halleri
Mazinin birkaç tatlı hatırası
Ve belki baharda  birkaç senli zaman
Aslında en başından tam olan hikaye(ler)
Bir güvercin avlusu tek kare tek bir his ile çekilmiş
Mütebessim bir yokuş
Demli bir çay
Yine kediler sarmış her yanı
Cebimde susturduğum muhabbet
Karşıdan selam veren çatılar…
Martılar yok bu balkonda
Bir koku var
Sadece tek bir koku var…
Tarihi içine katmazsan ve sardunyaları saymazsan
Orda öylece bekleşen maziden bir koku var…

***
~S’özde Yazar~

19 Ocak 2017 Perşembe

SALINCAK

Yeniden doğar mıyım?
Bahçesi büyük evlerin,
Ağaçları gökyüzüne karışan, birazda ıssız ve kimsesizlik kokan,
Bir küçük zemin kat pencereli,
İçinde minik fareleri olan,
Gökyüzüne uzanan ağaçlarının,
Dallarında eğreti salıncak olan,
Tek katlı bez parçasıyla bağlanmış,
İçinde umuda doğru yükselen,
Kalbi her yükselişte hızla çarpan,
Özgürlük dedikleri şeyi salıncakların hızında arayan,
Aradığını tamda bulamadan ipi kopan,
Küçük pencereli bir evin içine sıkışan
Pencereden geçip giden birkaç adım
Kaldırıma uzanan çocukluğum
Somya altındaki bakır kokusu…

~S'özde Yazar~

3 Kasım 2016 Perşembe

Sebepsiz...

Işıksız kapılarda kaldım
Çalamıyorumda gönlümce
Öyle biri var ki
Eski, sürgüsü bozuk bir kapının öte tarafı
Anahtar deliği büsbütün boşluk

Eğilip  baksam görür müyüm
Ona dair ne varsa işte
Belki bir yatak
Bir battaniye
Dünden kalma bir kaç şiir
Biraz özlem
Kirli bir gömlek
Biraz rutubet...

Kimseye görünmeden gitmek gerek
Yapamıyorum...
Hem kaçıp hem de kalmak öylece
Kıvranıyorum...

Sevmek deli cesareti
Bir o kadar da ötede
Elimi uzatsam yakalarmışcasına
Sebepler silsilesi
Ansızın gelenler
İz bırakıp gidenler...

Zamanın sahibi  var
Kadere hükmeden
Gönülü gönüle sevdirenin bir bildiği var

Yollar uzuyor
Uykusuz geceler...

~S'özde Yazar~

22 Ekim 2016 Cumartesi

Diyemiyorum

Mevsimler hiç karışmazdı bu kadar.
Yollar uzamazdı varlığında...
Sonunda senin olmadığın her yer çocuksuz sokaklara çıkıyor.
Neşesi kaçmış asfaltlarda yürüyorum.
Yürüdükçe uzayan mesafeler var.
Keyfim kaçıyor...

Havada güneş var içimde kaygı.
Bir renksiz giysiye takılıyor gözüm.
Sözüm ve tüm kurduğum cümleler sadece kendime.
Yarısından çoğunu beğenmiyorum.
Kalanları da kimseye anlatmıyorum.
İçimde susanlar ise konuşanlardan daha beter...

Elimde avucumda ne kadar cümlem varsa serdim önüne demek istiyorum.
Diyemiyorum...
Biriktirdiğim  tüm cümleler eriyor varlığında.
Alıp da sana gelemiyorum...
Al bu senin diyemiyorum...

10 Ekim 2016 Pazartesi

Çıkmaz...

Ne yazsam önce üstünü çizecek
Sonra kıyamayıp cümle içine katacaktım
Hem ifade edebilmek için can atacak
Hem de sen bilme diye saklamaya çalışacaktım

Hesabı yoktu tabiki hislerin
Ama kaygılıydı duygular
Bir o kadar da beklentisiz...

Bir demli çayın dibinde kalakalcaktım...

Adını  soracaktın  cevaplayamadığım
Sonra neden ben diyecektin...
Hesaplar karışacaktı.

Tarifini yapamadığım şeyler arasına katacaktım seni de.
Başka bir sebepsizlik  seni hatırlatana  dek
Orada kalacaktın...

Bana beni sevme diyorsun yok böyle birşey

~S'özde Yazar~

29 Ağustos 2016 Pazartesi

ADINI SEN KOY

Bir güzel duygu düşse gönlüme yazsam şuraya
O kadın, desem; saçları gece kadar karanlık, sözü nefesi kadar aydınlık
Ah o alnındaki açıklık, yüzündeki parlaklık
Gözündeki sevinç, dilindeki tatlılık...


Bir duygu düşse gönlüme yayılsa hücrelerime dalga dalga
Kuşatsa beni büsbütün, oynasa benimle
Zihnimden geçenleri anlatsa, dizlerimin bağından haberdar olsa...

Bir söz söylese duygularımdan daha üstün.
Baksa bana uzun uzun, anladım dese tek bir hareketiyle.
Sevse beni o tarifsiz duygular içinde
Adını sen koy dese de bulamasam tarif edecek tek bir cümle

Ah o duygu yok işte
Bakan yok gören yok duyan yok
Hele seven hiç yok
Siyah saçlı kadınım, bir duygu düşse gönlüme adını sen koyacağım

~S'özde Yazar~